David Simpson. 1766 Islay adası doğumlu. Bowmore efsanesinin yazılmaya başlayacağı Bowmore Distiller’ın temsilcisi. Bowmore Damıtımevi 1779’dan itibaren vazgeçilmez bir şekilde viski severlerin hayatına giriş yaptı. Bu tarihi öne çeken bazı söylentiler olsa da, Bowmore da kendi sitesinde bu tarihi kullanıyor.

Bu tarih (1779) aslında Islay adasındaki ilk lisanslı damıtımevi, İskoçya’nın ise ikinci damıtımevi ünvanını da Bowmore’a veriyor. Bu kadar kısa bir bilgi dahi Bowmore Damıtımevi’nde ne gibi hikayelerin saklı olduğunu bize hissettiriyor. O yüzden Damıtımevi’nin hikayesini daha detaylı sizlerle başka bir yazıda paylaşmanın daha uygun olacağını düşünüyorum.

Gelelim, gecenin sessizliğini bozan ve uzaktan gelen o müthiş notaların sahibi Bowmore 18’e.

Bu benzetmenin haklı bir sebebi var. Bowmore 18 şişesini rafta gördüğümüz o ilk anda, bizi koyu rengi ile bir yaz gecesine götürür. Bowmore 18’in kapağı açıldığındaysa, bardağa giden yolculuktaki akış sesi ve etrafına yaydığı o tarifsiz kokular, gecenin karanlığında kulağımıza gelen güzel bir müzikle aynı hissiyata götüriyor bizi.

Bu sesi, uzaktan dinlemekle kalmayalım bir de uzun uzun dinleme keyfini tadım notlarımızla yakalayalım istiyorum.

Bowmore 18, International Wine & Spirit Competition Gold Award 2018, San Francisco World Spirits Competition Double Gold Award 2018 ve International Spirits Challenge Gold Award 2018 ile 3 altın madalyalı bir viski.

Islay adasında 18+ Oloroso and Pedro Ximénez Sherry fıçılarında yıllanırken, alkolü bu dengenin göstergesi olarak 43% ABV ile şişelenmiş.

Koyu pekmez  rengiyle Bowmore 18 ilk  görünüşte kendini bir adım öne atıyor. Tabii bir de şişenize uzaktan bir güneş ışığı yansıyorsa, şişenin içinde bir gün batımı koyuluğunda renk cümbüşü ile karşılaşıyorsunuz.

Burunda bizi yoğun bir şekilde bitter çikolata ve karamel karşılıyor. Devamında ise Islay adasının olmazsa olmazı diyebileceğimiz is kokusuna, kuru meyveler eşlik ederek is yoğunluğunu dengeliyor.

Bowmore18’in gövde durumunu orta- yoğunlukta olarak betimlersek yanlış olmaz.

Damakta ise çikolatayı hissetmeye devam ediyoruz. Ayrıca kurutulmuş portakal ön planda. İsli bir tat ise fümelenmiş bir kuru eti andırırcasına geriden damaklarımızdaki yerini alıyor. Bowmore 18’i damaktaki lezzetinin yanına eşlikçi olarak günkurusunu size önerebilirim.

Bitişte kuru meyve nüanslarını koruyan, orta-uzun soluklu bir deneyim yaşıyorsunuz. 240 yıllık bir geleneğin  esintilerini hissedeceğiniz Bowmore 18’i viskiseverlere şiddetle öneririm.

Slainte! #cooperswhisky