Bir şapka, bir smokin ve bir baston ile 100 yılı aşkındır yürüyen bu centilmenin viskisi tabii ki: Johnnie Walker…

Johnnie Walker Black Label ise bu ailede en bilinen, köklü ve prestijli harmanlarından. İlk adımlarını 1900’lü yılların başında atan Johnnie Walker Black Label’ın tadım notlarına geçmeden biraz marka logosunu irdeleyelim derim:

Johnnie Walker, nam-ı değer yürüyen centilmen. Döneminin en anlamlı simgelerinden “Klasyczny Top Hat” modellerinden yüksek bir şapkayla dolaşan bu centilmen emin adımlarını vurgulamak için elinde bir bastondan güç alıyor (Bastonun önceki asırda bir asalet simgesi olarak kullanıldığını da unutmamak gerek). Bu logoyla Johnnie Walker; kaliteli, ürünlerinden emin ve bu işi bir deneyim yolculuğu olarak algıladığını bize anlatıyor.

Gündem dışı: Marka ve iletişim alanıyla ilgilenen değerli takipçilerimize bir not daha paylaşmak istedik. Bildiğiniz üzere başta latin alfabesi ile eğitim gören topluluklar olmak üzere soldan sağa doğru takip etmek belirli bir süre sonra insanlarda alışkanlık yapmaktadır. Johnnie Walker bir dönem “sağdan sola” yürüyen adam logosu ile şişelerinde yer almaktaydı. Ama artık logodaki hareket yönü “soldan sağa” . Böylece geriye doğru hareket ediyor algısının yerine, ileriye doğru hareket ediyor algısı yaratmış olması da güçlü bir kapalı söylem.

Bir de geçtiğimiz 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yaptığı ince değişiklikle serinin Jane Walker edisyonunu tüketicileriyle buluşturarak, sadece erkeklere yönelik değil ayrı zamanda centilmen kadınlara yönelik bir içki olduğunu da logosunda bize gösterdi.

Bir asırlık kökleri olan dengeli harman Johnnie Walker Black Label’a dönecek olursak söylenecek çok söz var ama Coopers olarak aramızda kullandığımız özeti yazmak herşeyi anlatacak nitelikte: “Fiyat-kalite performansı en iyi olan harmanlardan biri”!

Bu yorumu hakeden bir viski nasıl bir deneyim yaşatıyor peki bizilere:

Halihazırda 180’den fazla ülkede bulabileceğiniz bu İskoç viskisi, Diageo tarafından 12+ yıl harmanlanırken, alkolü 40% ABV’lik bir global centilmendir.

Köşeli şişe tasarımıyla ilk görünüşte, birden fazla şişeyi yan yana taşırken arada boşluk kalmayacağının mutluluğu ile ilginizi çekiyor. Siyah etiketin asaleti ve içindeki viskinin kehribar rengi büyük bir uyum içinde.

Burunda bıraktığı ilk deneyim Johnnie Walker Black Label’in kendine has is kokusu. Devamında orman meyveleri ve özellikle kurutulmuş kırmızı kabuklu meyve kokusunu almak mümkün. Biraz dinlendikten sonra ise vanilya kendini göstermeye başlıyor.

Harman viskileriyle kıyaslandığında oldukça dengeli ve orta yoğunlukta bir gövde sizi karşılıyor.

Damakta birçoğumuz bugünlerde harman viskilerde istediğimiz notaları yakalayamamaktan şikayetçi. Johnnie Walker Black Label bu ön yargılarınızı yıkmak için birebir. Alkolünü damakta orta süreli ve orta bir yakıcılıkla hissedeceğiniz Black Label, vanilya ile buluşmuş kremalı bir hissi de damaklarınızda oluşturacak.

Johnnie Walker Black Label bitişte birçok harmandan farklılaşarak orta uzunlukta kendini muhafaza ediyor. Elmacık kemiğinizden aşağı süzüldüğünü hissedeceksiniz. Bu esnada kuru meyve, kırmızı kuru erik, kurutulmuş armut tatları bitişte size eşlik edecek.

Slainte!